24 Mayıs 2026 tarihinde İran ile ABD arasında süregelen dolaylı müzakereler, Pakistan’ın arabuluculuğunda yeni bir diplomasi aşamasına geçiş yaptı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ve Müzakere Heyeti temsilcisi İsmail Bekayi, İran devlet televizyonuna verdiği demeçte, müzakerelerin geldiği aşama hakkında çarpıcı bilgiler paylaştı. Bekayi, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir’in Tahran ziyaretinin, iki ülke arasındaki iletişimin devamı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Görüşmelerde, taraflar arasındaki temel anlaşmazlık konularının paylaşıldığı belirtildi.
Kritik meselelerin hala çözüme kavuşmadığını ifade eden Bekayi, mevcut durumu “Anlaşmaya hem çok uzak, hem de çok yakınız” cümlesiyle özetledi. Tarafların bazı alanlarda birbirine daha yakın hale gelmesine rağmen, önemli ihtilafların henüz çözüme ulaşmadığını aktardı. Bekayi, müzakerelerin şu anda ayrıntılı nükleer konulardan ziyade genel çerçeve ve mutabakat taslağı üzerinde yoğunlaştığını, teknik ayrıntıların ise sonraki aşamalarda ele alınacağını dile getirdi. İran’ın en önemli talebinin yaptırımların kaldırılması olduğunu bir kez daha vurguladı. Ayrıca, ABD’nin tutumundaki değişkenliğin sürecin ilerlemesine olumsuz etki yaptığını belirtti. Ancak, tarafların bazı önerilerde birbirine yaklaşmış olmasının, henüz bir anlaşma sağlandığı anlamına gelmediğini de sözlerine ekledi.
Görüşmelerde bir diğer önemli konu da İran’ın dondurulmuş varlıkları oldu. Tahran yönetiminin, bu varlıkların serbest bırakılmasını müzakerelerin kritik bir parçası olarak değerlendirdiği ifade edildi. Ayrıca, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı ile ilgili de konuşan Bekayi, bölgedeki sorumlulukların dış aktörlerden ziyade kıyıdaş ülkelere ait olduğunu belirterek, bu konunun ABD ile doğrudan bağlantılı olmadığını belirtti.
Bekayi, İran’ın ABD’ye ilettiği 14 maddelik öneri paketine de dikkat çekti. Bu paket, nükleer meselelerin çerçevesinin yanı sıra ekonomik yaptırımların kaldırılmasına yönelik maddeleri içeriyor. Olası bir anlaşmanın takvimine ilişkin sorulara temkinli bir yanıt veren Bekayi, 30 ile 60 günlük süreç tartışmalarının ancak ilerleyen aşamalarda anlam kazanabileceğini, şu an için belirli bir takvim mevcut olmadığını ifade etti. Pakistan’ın arabulucu rolünü üstlendiğini, Katar’ın ise bu süreçte destek veren ülkeler arasında yer aldığını dile getirdi. (AA)