Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı ve Doğru Yol Partisi (DYP) kurucu lideri Hüsamettin Cindoruk, 93 yaşında hayatını kaybetti. Cindoruk, uzun yıllar boyunca Türk siyaset sahnesinde önemli bir figür olarak yer aldı. 12 Nisan 2026 tarihinde vefat eden Cindoruk, aralık ayında oksijen seviyesinin düşmesi nedeniyle hastanede tedavi görüyordu.
Hüsamettin Cindoruk, 1933 yılında İzmir’de dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra, 1954 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu ve avukatlık kariyerine 1955 yılında adım attı. Siyasi hayatına, Demokrat Parti’nin Gençlik Kolları’nda başlayarak, 1958 yılında DP’den ayrılıp Hürriyet Partisi’ni kuran isimler arasında yer alarak adım attı. 27 Mayıs askeri müdahalesinin ardından, DP’li milletvekillerinin avukatlığını üstlendi ve bu süreçte Yüksek Adalet Divanı’na hakaret suçlamasıyla iki buçuk ay hapiste kaldı.
Cindoruk, Adalet Partisi ve Demokratik Parti’de çeşitli görevlerde bulundu. 1983’te kurulan Büyük Türkiye Partisi’nin kurucularından biri olan Cindoruk, partinin 15 gün içinde kapatılmasının ardından dört ay boyunca Zincirbozan Garnizonu’nda tutuklu kaldı. Bu zorluklara rağmen, 14 Mayıs 1985’te Doğru Yol Partisi’nin Genel Başkanlığı’na seçildi. Süleyman Demirel’in siyasi yasağının kalkmasının ardından genel başkanlığı bırakan Cindoruk, 1991-1995 yılları arasında TBMM Başkanlığı görevini yürüttü. 17 Nisan 1993 tarihinde Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın vefatının ardından vekaleten Cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi ve 17 Mayıs 1993’e kadar bu görevi sürdürdü.
Tansu Çiller’in genel başkanlık döneminde DYP’den ayrılarak Demokrat Türkiye Partisi’ni kuran Cindoruk, 1997’de Mesut Yılmaz’la kurulan koalisyon hükümetine katıldı, ancak hükümette görev almadı. 1999 genel seçimlerinde partisinin aldığı düşük oy oranı nedeniyle genel başkanlıktan ayrıldı. 2009 yılında Demokrat Parti’nin olağanüstü kongresinde yeniden genel başkan seçilen Cindoruk, DP ve ANAP’ın birleşim sürecinde de aktif rol oynadı ve 2011 yılına kadar bu görevini sürdürdü.
Cindoruk, özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) sonrası merkez sağda yaşanan “cumhuriyetçi-siyasal İslamcı” ayrışmanın cumhuriyetçi kanadında yer alarak iktidara yönelik eleştirilerde bulundu. Son katıldığı programlarda Türkiye’nin parlamenter demokrasiden uzaklaşarak bir ara rejime geçtiğini ifade eden Cindoruk, “Türkiye’nin başında iki ana sorun var: Siyasal İslamcılık ve siyasal Kürtçülük” demişti. Ayrıca, AKP’nin kendisini Demokrat Parti’nin devamı olarak konumlandırmasına karşı çıkarak, “AKP, DP’nin devamı değil, karşıtıdır” şeklinde açıklamalarda bulunmuştu.